l ana sayfa l açılış sayfası yapın l favorilere ekleyin l iletişim
 
 
 
 
  Diamed'den haberler...
  Merkezimiz

Anlaşmalı Kurumlar
 

 

  Diyabet...  
- Diyabet nedir ?
- Tip 1 Diyabet
- Tip 2 Diyabet
- Gestasyonal diyabet
- Diyabette acil durumlar
- Diyabetin uzun dönem komplikasyonları
- Diyabet ve tedavisi
- Diyabet hastaları için önemli öneriler
 
 

Diyabette acil durumlar

Diabetik Ketoasidoz Koması

Daha çok, insüline bağımlı diyabet hastalarında gelişir. Burada en önemli faktör insülin eksikliğidir. İnsülin eksikliğinde glikoz hücre içine giremez ve enerji kaynağı olarak kullanılamaz. Vücuda gereken enerji yağlardan elde edilir ve keton cisimleri oluşur. Bunun sonucunda vücudumuzda keton üretimi artar ve ketonlar "zehir" etkisi yaparlar. Hastanın bilinci bozulur ve tedavi edilmezse koma tablosu gelişir.

Keton birikimine bağlı kusma, bulantı, yorgunluk, karın ağrısı, zor ve hızlı nefes alma, nefeste aseton kokusu, bilinç bozuklukları ve diyabet koması gibi bulgular görülür. Bu bulgular hemen hekime başvurmayı gerektirir.

Hipoglisemi (Düşük kan şekeri)

Düşük kan şekeri en uygun koşullarda bile beklenmedik bir anda karşımıza çıkabilmekte, hastaların yaşam kalitesini bozmakta, günlük yaşamı olumsuz etkilemekte, hastanın motivasyonunu azaltmakta, çok seyrek bile olsa hastanın yaşamını tehdit edebilmektedir. Kan şekeri düşüklüğü, insülin, sülfoniüreler, meglitinidler gibi dolaşımdaki insülin düzeylerini artıran tedavi biçimleriyle görülmektedir. İnsülinle oluşan hipoglisemiler daha sık görülmekle beraber kısa süreli ve kolay tedavi edilebilir niteliktedir. Buna karşın ağızdan alınan ilaçlarla görülen hipoglisemiler daha uzun süreli ve tedaviye dirençlidir. Bu nedenle ilaç hipoglisemilerinde hastaların hastanade izlenmesi gereklidir.

Diabetik hastalar için önemli bir problem olan hipoglisemi, yaşlı diabetiklerde daha büyük sorunlara yol açabilmektedir. Vücudun, hipoglisemi ortaya çıktığında kendini savunma mekanizmaları vardır. Bunlar insülin karşıtı yaşam kurtarıcı rol oynarlar. Bu hormonlar sayesinde özellikle genç hastalarda hipoglisemiden fazla korkmadan normale yakın kan şekeri değerleri hedeflenir ve bu insanlar diabetin uzun süreli komplikasyonlarından korunabilirler. Hipoglisemi ortaya çıktığında insülin karşıtı etki yaparak şekeri yükselten hormonlar, adrenalin (epinefrin), glukagon, büyüme hormonu ve glukokortikoidlerdir (kortizon). Bu yaşamsal savunma mekanizmaları özellikle yaşlı hastalarda bazı olumsuz etkilere yol açabilir.

İnsanlar yaşlandıkça önemli organları besleyen damarlarda, örneğin kalpteki koroner arterlerde veya beyin damarlarında ateroskleroz veya damar sertliği denen daralma ve sertleşmeler meydana gelir. Diyabetlilerde damar sertliği daha yaygın ve şiddetlidir. Bu nedenle yaşlandıkça kalp krizi, felç gibi damarsal hastalıkların sıklığı artar. Diyabetik insanlarda aynı yaştaki diabetli olmayan insanlara oranla bunların görülme sıklığı daha da fazladır.

Hipoglisemi meydana geldiğinde ilk oluşan savunma mekanizmalarından biri böbrek üstü bezinden adrenalin salgılanmasıdır. Adrenalinin kan şekerini yükseltici etkisi yanında kan basıncını yükseltici, kalp hızını artırıcı ve bazı damarlarda daraltıcı etkisi vardır. Zaten damarlarında daralma ve sertleşmeler olan yaşlı bir diyabetlide bu etki, sınırda beslenmesi olan kalp veya beyinde iskemi denen beslenme bozukluğuna yol açıp, miyokard infarktüsü veya felçlere sebep olabilir.

Bu nedenle yaşlı diyabetliler tedavi edilirken hipoglisemiden gençlere oranla daha fazla korkulur. Yaşlıların tedavi hedefleri belirlenirken hipoglisemilere yol açmamak için daha esnek davranılır. İnsülinle oluşan hipoglisemiler, ağızdan alınan ilaçlara oranla daha kısa süreli ve kolay tedavi edilebilir nitelikte olduğu için yaşlı hastalarda hap yerine insülin tercih edilmelidir.

 Kan şekerinin azalmasına en çok yol açan nedenler şunlardır;

Çok fazla insulin veya şeker düşürücü ilaçlar almak

Yemekleri veya ara öğünleri yanlış zamanlarda yemek, kaçırmak veya bitirmemek

Her zamankinden daha fazla egzersiz yapmak

Alkol alınması

Kadınlarda mensturasyon (adet kanaması) başlaması

Yeni insülin şişesinin kullanılması

İnsülin enjeksiyon yerinin değiştirilmesi

Sindirim güçlüğü ve mide boşalmasının gecikmesi

Düşük kan şekerinin belirtileri:

Sinirlilik

Titreme

Yorgunluk

Terleme

Açlık hissi

Baş ağrısı

Bulanık görme

Çarpıntı hissi

Dikkat dağılması

 
Düşük kan şekeri nasıl tedavi edilir?

Kan şekerinizin aşırı düştüğünden şüphe ediyorsanız, kan şekerinizi ölçün. Bulduğunuz değer 70 mg/dl' den (veya doktorunuzun sizin için belirlemiş olduğu değerden) daha düşükse, kan şekeri düzeyini yükseltmek için hemen şekerli bir şeyler yemeniz gerekir.

Şeker, kandaki şeker düzeyinizi diğer besinlere kıyasla daha çabuk yükseltir.

Eğer kan şekeri düzeyinizin düşmüş olabileceğinden şüphe ediyor, ancak ölçüm yapamıyorsanız şeker içeren bir şeyler yiyin. Şüpheli bir durumda kan şekerini çok düşük düzeylerde bırakmaktansa, biraz fazla şekerli besin yemek daha güvenlidir.

 

 


Not: Yukarıda yazılı olan bilgiler , konuyla ilgili bir tanıtım amacını taşımaktadır. Eğer Diyabet konusunda size özel bilgiler istiyorsanız mutlaka doktorunuza danışmanız gereklidir. izmirdiamed.net yukarıda verilen bilgilerden veya bu bilgilerin doktora başvurmadan kullanımından doğabilecek olan ( olumlu yada olumsuz ) her türlü  maddi ve manevi  sonuçlarından sorumlu değildir.
 

 
     


Her Hakkı Saklıdır © 2006 İzmirdiamed.net   kullanım koşulları   Web Tasarım: Scala Martı Tanıtım