l ana sayfa l açılış sayfası yapın l favorilere ekleyin l iletişim
 
 
 
 
  Diamed'den haberler...
  Merkezimiz

Anlaşmalı Kurumlar
 

 

  Diyabet...  
- Diyabet nedir ?
- Tip 1 Diyabet
- Tip 2 Diyabet
- Gestasyonal diyabet
- Diyabette acil durumlar
- Diyabetin uzun dönem komplikasyonları
- Diyabet tedavisi
- Diyabet hastaları için önemli öneriler
 
 

Diyabet tedavisi

Diyabet tedavisinde temel hedef kandaki şeker düzeyini “sürekli olarak normal ya da normale yakın değerde” tutmaktır. Bunun ilk basamağını perhiz oluşturur. Genel ilkelerin dışında perhiz, kişinin fizyolojik yapısına (cins, yaş, kilo), sağlık durumuna (Tip 1 yada Tip 2 diyabet, gebelik diyabeti, diyabete eşlik eden başka hastalıklar vb.) ve toplumsal konumuna (okul, meslek, yaşam biçimi vb.) göre düzenlenir. Amaç, diyabetlinin dengeli ve doğru beslenmesidir. Diyabet perhizi tek cümleyle şöyle özetlenebilir: Gereken, zamanında ve yeterince yenmelidir. “Gereken”, besinlerin türünü; “zamanında”, düzenlenen öğünlerin aynı saatte alınmasını; “yeterince” verilen miktarın aşılmamasını ifade eder.

Diyabet tedavisinde amaç iyi metabolik kontrol sağlanmasıdır. İyi metabolik kontrol kavramı hastanın yaşına, başka hastalıklarının varlığına, komplikasyonların varlığına ve gebelik olup olmamasına göre de farklılıklar gösterir.  Genel olarak iyi metabolik kontrol kriterleri şu şekilde ifade edilebilir:

Açlık kan şekeri (öğünler öncesi dahil) 70-110 mg/dl

Postprandial (1.saat) kan şekeri <160 mg/dl

Postprandial (2.saat) kan şekeri <140 mg/dl

HbA1c <% 7

İdrarda glukoz ve keton negatif.

Tip 1 Diyabet'te insülin kullanılır.1921 de insülin keşedilmeden önce Tip 1 diyabetli hastalar genellikle 1-2 yıl içerisinde ölürlerdi. Ancak günümüzde insan insülinine neredeyse eşdeğer olan birçok kimyasal insülinin piyasaya verilmesi ile kan şekeri kontrol altında tutulabilmektedir. İnsülin tedavisi ile kan şeker düzeyleri mümkün olduğunca kontrol altına alınır ve bunu yaparken de tehlikeli hipoglisemi oluşmasının önüne geçilmeye çalışılır.Bunun için her hastada doz ve kullanılacak insülin'in tipi Doktor tarafından ayrı ayrı belirlenmelidir.

-
Kısa etki süreli ve hızlı etki gösterenler. Bu insülinlerin berrak bir görüntüsü vardır.

- Etkisi yavaş başlayıp orta derecede veya uzun etki süreli olanlar. Bunların görüntüsü bulanıktır.

- Kısa etkili ve orta etkili insülinin belli oranda hazırlanmış karışımları ile değişik etki süresi gösterenler ortak gruplandırılırlar.

- Uzun etki süreli insülinler. Bu insülinlerin rengi de berraktır

 

 

 

 

İnsülin Etki
Başlangıcı

Pik Etkisi

Etki Süresi

Hızlı etkili - Berrak
Lispro (Humalog)
Aspart (Novo Rapid)

  <15 dakika
<15 dakika
 

0,5 - 1,5 saat
0,5 - 1,0 saat

2 - 4 saat
1 - 3 saat

Kısa etkili insülin - Berrak
Regüler (Actrapid, Humulin R)

 

 

0,5 - 1 saat

 

2 -3 saat

3 - 6 saat

Orta etkili insülin - Bulanık
NPH (İnsulotard, Humulin N)

 

 

2 - 4 saat

 

4 - 10 saat

10 - 16 saat

Uzun etkili insülin - Berrak
Glargine (Lantus)

Detemir (Levemir)

 

 

2 - 4 saat

 

Pik yok

24 saat

16-24 saat

           

Tip 2 Diyabet tedavisinde her zaman insulin kullanmaya gerek olmayabilir. Ama Diyabetin ilerleyici bir hastalık olduğu kesinlikle unutulmamalı ve her hastanın günün birinde insülin tedavisine başlamak zorunda kalabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Tip 2 Diyabet tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar:

- Sulfonilüre grubu ilaçlar.Bu ilaçlar pankreası uyararak daha fazla insülin üretimini ve açığa çıkmasını sağlarlar.Bu da kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutar.Bu ilaçların etkili olabilmesi için pankreasta etkin beta hücrelerinin olması gerekmektedir.Hemen hepsi yemekten 4 saat sonra hipoglisemiye neden olabilir ancak bu seyrek görülen bir durumdur.Kullanılacak sulfonilüre'nin seçimi hastanın yaşına ve böbrek işlevlerinin durumuna bağlıdır.Yaşlı hastalarda klorpropamid ve glibenklamid gibi uzun etkili sulfonilüreler yerine gliklazid yada tolbutamid gibi kısa etkililer kullanılırsa hipoglisemi gelişme riski azaltılmış olur.Kilo alımını sınırlandırılması ile kan şekeri kontrol altına alınamayan hastalarda kullanılmalıdır.Çünkü bu grup ilaçlar kilo alımını kolaylaştırıcı etkiye sahiptirler.Şişman hastalarda ise kullanılmamalıdır.(Bu hastalarda metformin kullanılması önerilir.) Klorpropamid, Glibenklamid, Glibornurid, Gliklazid, Glimepirid, Glipizid, Glikidon, etken maddesi içeren ilaçlar Sulfonilüre grubu ilaçlardır.

- Biguanidler (Metformin) Karaciğerde depolanan glikozun salınımını azaltır. Aminoasit ve yağlardan glikoz üretimini azaltır ve glikozun vücutta kullanımını arttırır.Etkili olabilmesi için pankreasta Langerhans adacık hücrelerinin az da olsa etkin olması gerekmektedir.Sıkı diyet ve sulfonilüre ler etkili olamazsa kullanılmalıdır.Ancak şişman hastalarda ilk ilaç  olarak kullanılabilir. Hipoglisemi oluşturma tehlikesi yoktur.Böbrek bozukluğu olanlarda laktik asidoza sebep olabileceğinden kullanılmamalıdır.Piyasada ki tek formu Metformin etken maddeli ilaçlardır.

- Akarboz: Bu grup ilaçlar bağırsaklardan nişasta ve sukroz sindirimini ve emilimini yavaşlatarak kan şekerini düşürürler. Sulfonilüre veya Biguanid grubu ilaçların tek başına etkili olmadığı durumlarda tedaviye eklenirler.

-
Thiazolidinedionlar: Bu grubun kullanımda olan iki üyesi rosiglitazon ve pioglitazon’dur. Temelde yağ ve kas hücrelerinde insülin direncini azaltırlar. Farmakogenetik tedavinin bir örneğini oluştururlar ve etkilerini PPARγ (Peroxisome-proliferator active edici resptör-gama) reseptör agonisti etki ile gösterirler. Fibroblastlardan adiposit oluşumu üzerine etkilidirler, hafif su tutucu etkileri vardır, kalp yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.Ülkemizde rosiglitazon mevcuttur ve tedavi dozu 4-8 mg/gün’dür. Tedavi sırasında karaciğer fonksiyon testleri takip edilmelidir.

-
Non-sülfonilüre sekretogoglar (Glinidler): Benzoik asid derivesi olan repaglinid ile fenilalanin derivesi olan nateglinid bu grubun iki üyesidir. Beta hücrelerinde SUR dışında bölgelere bağlanırlar, özellikle postprandial hipergliseminin tedavisinde endikedirler. Açlık kan şekeri normal veya hafif üzerinde olan ancak 2. saat kan şekeri 200 mg/dl üzerindeki hastalar için bir seçenektir. Repaglinid’in 0.5-1-2 mg’lık tabletleri vardır ve uygun doz tedrici olarak artırılarak bulunur. Nateglinid 120 mg’lık tek dozaj şeklindedir ve her öğün öncesi alınmalıdır.


Not: Yukarıda yazılı olan bilgiler , konuyla ilgili bir tanıtım amacını taşımaktadır. Eğer Diyabet konusunda size özel bilgiler istiyorsanız mutlaka doktorunuza danışmanız gereklidir. izmirdiamed.net yukarıda verilen bilgilerden veya bu bilgilerin doktora başvurmadan kullanımından doğabilecek olan ( olumlu yada olumsuz ) her türlü  maddi ve manevi  sonuçlarından sorumlu değildir.
 

 
     


Her Hakkı Saklıdır © 2006 İzmirdiamed.net   kullanım koşulları   Web Tasarım: Scala Martı Tanıtım